Yurt dışındaki bir tahkim yargılamasını kazandınız, elinizde lehinize verilmiş bir hakem kararı var; ancak borçlu Türkiye'de bulunuyor ve ödemeyi yapmıyor. Bu noktada en çok karşılaşılan yanılgı, yabancı tahkim kararının Türkiye'de doğrudan icraya konulabileceği düşüncesidir. Oysa yabancı bir hakem kararı, Türk icra dairelerinde işleme alınabilmek için önce bir Türk mahkemesi tarafından tanınmalı ve tenfiz edilmelidir. Bursa'da ve Türkiye genelinde şirketlere ve yatırımcılara danışmanlık veren Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak, bu yazıda yurt dışında alınan bir tahkim kararının Türkiye'de hangi mevzuata göre, hangi mahkemede ve hangi belgelerle tenfiz edileceğini, ayrıca kararın reddedilebileceği halleri genel hatlarıyla açıklıyoruz.

Hukuki çerçeve: New York Sözleşmesi ve MÖHUK

Türkiye, yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizine ilişkin 1958 tarihli New York Sözleşmesi'ne taraftır. Bu nedenle uygulamada belirleyici olan, çoğu zaman doğrudan bu Sözleşme hükümleridir. New York Sözleşmesi'nin uygulanmadığı hallerde ise 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) yabancı hakem kararlarına ilişkin hükümleri devreye girer. Önemli bir ayrım şudur: Tahkim yeri yurt dışında olan kararlar 'yabancı hakem kararı' sayılır ve tenfize tabidir; tahkim yeri Türkiye olan kararlar ise iç hukuk veya Milletlerarası Tahkim Kanunu çerçevesinde değerlendirilir. Kararınızın hangi rejime tabi olduğunun doğru belirlenmesi, sürecin ilk ve en kritik adımıdır.

Hangi mahkemeye başvurulur?

Yabancı hakem kararının tenfizi için görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi (ticari nitelikteki uyuşmazlıklarda asliye ticaret mahkemesi) iken; yetkili mahkeme, taraflar arasında bu konuda yazılı bir anlaşma yoksa, aleyhine tenfiz istenen tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sakin olduğu, bu da yoksa icraya konu malların bulunduğu yer mahkemesidir. Tenfiz, kural olarak basit yargılama usulüne göre görülür; bu da süreci görece hızlandırır. Mahkeme, tenfiz incelemesinde kararın esasını yeniden ele almaz; yani uyuşmazlığı baştan yargılamaz. İnceleme, yalnızca Sözleşme ve kanunda sayılan tenfiz koşullarının sağlanıp sağlanmadığıyla sınırlıdır.

Gerekli belgeler

New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz talebinde bulunan taraf, dilekçesine kural olarak iki temel belgeyi eklemelidir: hakem kararının aslı veya usulüne uygun şekilde onaylanmış örneği ile tahkim sözleşmesinin (veya tahkim şartını içeren sözleşmenin) aslı yahut usulüne uygun onaylı örneği. Bu belgeler Türkçe değilse, yeminli tercüman veya resmî/yetkili makam tarafından onaylanmış Türkçe tercümelerinin de sunulması gerekir. Belgelerin yabancı bir devlette düzenlenmiş olması nedeniyle çoğu durumda apostil şerhi veya ilgili ülkenin tabi olduğu usule göre konsolosluk onayı aranır. Eksik veya usulüne uygun olmayan belgeler, sürecin en sık uzama sebeplerinden biridir; bu nedenle başvuru hazırlığının titizlikle yapılması büyük önem taşır.

Tenfizin reddedilebileceği haller

New York Sözleşmesi ve MÖHUK, tenfizin yalnızca sınırlı ve sayılı sebeplerle reddedilebileceğini öngörür. Aleyhine tenfiz istenen taraf, özellikle şu halleri ileri sürüp ispatlayabilirse karar reddedilebilir: tahkim sözleşmesinin geçersiz olması veya taraflardan birinin ehliyetsizliği; aleyhine karar verilen tarafa hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulüne uygun biçimde haber verilmemesi ve böylece savunma hakkının ihlal edilmesi; hakem kararının tahkim anlaşmasının kapsamını aşması; hakem kurulunun oluşumunun veya yargılama usulünün tarafların anlaşmasına yahut tahkim yeri hukukuna aykırı olması; kararın henüz tarafları bağlayıcı hale gelmemiş, iptal edilmiş veya yürütülmesinin durdurulmuş olması. Bunlara ek olarak mahkeme, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olmadığını veya kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olduğunu kendiliğinden de gözetebilir. Bu sebepler dar yorumlanır; tenfizin amacı kararı yeniden yargılamak değil, geçerli bir yabancı karara Türkiye'de etki tanımaktır.

Sık karşılaşılan durumlar

Yurt dışında tahkimi kazandım ama borçlu Türkiye'de; kararı doğrudan icraya koyabilir miyim, yoksa önce mahkeme kararı mı gerekiyor? Tahkim kararı İngilizce; Türkiye'de işlem yaptırmak için tercüme ve apostil yeterli mi? Karşı taraf 'tahkim sözleşmesi geçersizdi' veya 'savunma hakkım kısıtlandı' diyerek tenfize itiraz ederse ne olur? Borçlunun mallarını kaçırmasından endişeleniyorum; tenfiz süreci devam ederken ihtiyati haciz veya ihtiyati tedbir alabilir miyim? Karar yurt dışında iptal davasına konu oldu; bu Türkiye'deki tenfizi nasıl etkiler? Bu sorulardan biri sizin durumunuza benziyorsa, kararınızın hangi rejime tabi olduğunu ve belgelerinizin tenfize uygun olup olmadığını gecikmeden bir uzmanla değerlendirmeniz yerinde olur.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Koşullar, süreler ve uygulanacak mevzuat her dosyaya göre değişebileceğinden, harekete geçmeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önerilir.

Yurt dışında alınan bir tahkim kararının Türkiye'de hüküm doğurabilmesi için izlenecek yol bellidir: kararın önce yetkili Türk mahkemesinde tenfizi sağlanmalı, ardından ilamlı icra yoluyla tahsile geçilmelidir. Doğru rejimin belirlenmesi, belgelerin eksiksiz ve usulüne uygun sunulması ve olası ret sebeplerine karşı sürecin baştan iyi kurgulanması, sonucu doğrudan etkiler. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa'da, yabancı tahkim kararlarının tanınması ve tenfizi sürecinde alacağınızı en güvenli ve en hızlı yoldan tahsil etmeniz için yanınızdayız; durumunuzu birlikte değerlendirmek üzere bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.