İhracat yaptığınız yabancı firmayla ödeme ya da teslimat konusunda anlaşmazlık çıktı; ancak elinizdeki sözleşmede davayı hangi ülkede, hangi hukuka göre açacağınız belirsiz olduğu için ne yapacağınızı bilemiyor musunuz? Bu tereddüt son derece anlaşılır; çünkü yabancılık unsuru taşıyan bir ticari sözleşmede 'uygulanacak hukuk' ve 'yetkili mahkeme/tahkim' maddeleri, uyuşmazlık çıktığında işin kaderini belirleyen iki temel hükümdür. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa ve çevresindeki ihracatçı ve ithalatçı müvekkillerimize, sözleşme imzalanmadan önce bu maddelerin doğru yazılması ve uyuşmazlık aşamasında haklarının korunması konusunda rehberlik ediyoruz. Bu yazıda; yabancı şirketle yapılan sözleşmede hangi hukukun uygulanacağını, MÖHUK çerçevesinde irade serbestisini, yetkili mahkeme ile tahkim arasındaki farkı ve hatalı madde seçiminin doğurduğu riskleri genel hatlarıyla açıklıyoruz.

Uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme aynı şey değildir

Birçok işletme sahibi bu iki kavramı karıştırır, oysa bunlar birbirinden bağımsızdır. 'Uygulanacak hukuk' (esasa uygulanacak hukuk), sözleşmenin yorumlanmasında ve uyuşmazlığın esasının çözümünde hangi ülkenin maddi hukuk kurallarının uygulanacağını belirler; örneğin Türk Borçlar Kanunu mu yoksa Alman hukuku mu uygulanacaktır? 'Yetkili mahkeme' ise davanın hangi ülkenin ve hangi şehrin mahkemesinde görüleceğini belirler. Bu ikisi farklı ülkelere ait olabilir: Sözleşmeniz İsviçre hukukuna tabi olabilirken, uyuşmazlığın Türk mahkemelerinde görülmesi kararlaştırılmış olabilir. Bu nedenle sözleşmeyi imzalamadan önce her iki maddenin de ayrı ayrı ve bilinçli biçimde düzenlenmesi gerekir. Bir de bunlara, yargı yerine alternatif olarak tahkim ve çıkacak kararın hangi ülkede icra edilebileceği konusu eklenir; bu üç başlık birlikte değerlendirilmediğinde, kâğıt üzerinde haklı olmanız pratikte sonuç almanızı sağlamayabilir.

MÖHUK çerçevesinde irade serbestisi: Tarafların hukuk seçimi

Türk hukukunda yabancılık unsuru taşıyan sözleşmeler, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ile düzenlenir. MÖHUK'un temel ilkelerinden biri, sözleşmeden doğan borç ilişkilerinde tarafların açıkça seçtikleri hukukun uygulanmasıdır; yani taraflar, sözleşmelerine hangi ülkenin hukukunun uygulanacağını kural olarak serbestçe kararlaştırabilir. Hukuk seçimi açıkça yapılmamışsa, uyuşmazlık o sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuka göre çözülür; bu da çoğu zaman belirsizliğe ve uzun tartışmalara yol açar. Ancak bu serbesti sınırsız değildir: Türk hukukundaki doğrudan uygulanan kurallar ile bazı koruyucu düzenlemeler, seçilen yabancı hukuka rağmen devreye girebilir; ayrıca seçilen yabancı hukukun uygulanması Türk kamu düzenine açıkça aykırı sonuç doğuruyorsa, o hüküm uygulanmayabilir. Dolayısıyla 'yabancı hukuku seçtik, gerisi kendiliğinden hallolur' yaklaşımı yanıltıcıdır; seçimin somut ticari ilişkiye uygun olması gerekir.

Yetkili mahkeme mi, tahkim mi? Aralarındaki fark

Yabancı şirketle sözleşmede uyuşmazlığın nerede çözüleceğini belirlemenin iki temel yolu vardır. Birincisi, belirli bir ülkenin devlet mahkemelerini yetkili kılan yetki anlaşmasıdır; örneğin 'uyuşmazlıklarda Bursa mahkemeleri yetkilidir' ya da 'Londra mahkemeleri yetkilidir' denebilir. İkincisi, uyuşmazlığın devlet mahkemeleri yerine bir tahkim kurulunda (örneğin ICC veya İstanbul Tahkim Merkezi - ISTAC) çözülmesini öngören tahkim şartıdır. Uluslararası ticarette tahkimin tercih edilmesinin önemli bir nedeni, kararların icrasıdır: Türkiye'nin de taraf olduğu Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine İlişkin New York Sözleşmesi sayesinde, bir tahkim kararının başka bir ülkede tenfizi (icra edilebilir kılınması), çoğu zaman yabancı bir mahkeme kararının tenfizinden daha öngörülebilir ve kolaydır. Yabancı bir mahkeme kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için ise tenfiz davası açılması gerekir ve bu süreç hem zaman hem masraf doğurur. Hangi yolun sizin için uygun olduğu; karşı tarafın bulunduğu ülke, malvarlığının nerede olduğu ve uyuşmazlık türü gibi etkenlere göre değişir.

Hatalı madde seçiminin doğurduğu riskler

Uygulanacak hukuk ve yetki maddelerinin baştan savma yazılması, uyuşmazlık çıktığında en pahalı hatalardan biridir. En sık karşılaşılan sorunlar şunlardır: Sözleşmede bu maddelerin hiç bulunmaması, hangi mahkemenin yetkili olduğunun tartışmaya açık hâle gelmesine yol açar. Birbiriyle çelişen maddeler (örneğin bir yerde Türk mahkemeleri, ekte başka bir ülke mahkemesi yetkili kılınmışsa) maddenin geçersiz sayılması riskini doğurur. Çok uzak, masraflı ve uygulamada erişilmesi güç bir yargı yerinin seçilmesi, alacağınız küçükse dava açmayı pratikte anlamsız kılabilir. Tahkim şartının eksik veya hatalı yazılması (örneğin tahkim kurumunun, yerinin ve dilinin belirtilmemesi) tahkimin işlemez hâle gelmesine sebep olabilir. Bu hataların ortak sonucu şudur: Karşı tarafa mal sattınız, parayı alamadınız ve sözleşmenizdeki belirsizlik yüzünden önce nerede dava açacağınızı çözmeye çalışıyorsunuz. Doğru kurgulanmış bir madde ise size en baştan net bir yol haritası sunar.

Sık karşılaşılan durumlar

Aşağıdaki durumlardan biri size tanıdık geliyorsa, harekete geçmeden önce profesyonel destek almanız büyük önem taşır: Yabancı firmaya mal gönderdiniz ama ödeme gelmedi ve sözleşmenizde davayı nerede açacağınız yazmıyor mu? Karşı taraf, 'uyuşmazlıkta kendi ülkemizin mahkemeleri yetkili' diyerek sizi kendi ülkesinde dava açmaya mı zorluyor? Sözleşmenizde uygulanacak hukuk olarak hiç bilmediğiniz bir ülkenin hukuku mu yazıyor? İngilizce hazırlanmış standart bir sözleşmeyi, içindeki yetki ve tahkim maddelerini incelemeden mi imzaladınız? Elinizde yabancı bir mahkeme veya hakem kararı var ama bunu Türkiye'de nasıl icra edeceğinizi mi bilmiyorsunuz? Bu soruların her biri, somut sözleşmenizin ve ticari ilişkinizin bir uzman tarafından değerlendirilmesini gerektirir; çünkü doğru strateji, sözleşmenin lafzına ve uyuşmazlığın somut koşullarına göre belirlenir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmetinin yerine geçmez. Uygulanacak hukuk, yetki ve tahkime ilişkin kurallar ile uluslararası sözleşmeler somut olaya göre farklı sonuçlar doğurabileceğinden, sözleşmeniz ve durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanız önerilir.

Yabancı şirketle yapılan bir sözleşmede uygulanacak hukuk ve yetkili mahkeme maddeleri, uyuşmazlık çıktığında değil, sözleşme imzalanmadan önce doğru kurgulandığında işletmenizi korur. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa ve çevresinde ihracatçı ve ithalatçı müvekkillerimizin uluslararası ticari sözleşmelerini titizlikle inceliyor, uygulanacak hukuk ile tahkim/yetki maddelerini ticari ilişkinize göre yapılandırıyor ve uyuşmazlık hâlinde yabancı kararların tenfizine kadar her aşamada haklarınızı koruyoruz. Sözleşmenizi birlikte değerlendirmek ve en sağlam yolu belirlemek için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.