Yurt dışındaki bir tedarikçi, alıcı veya iş ortağıyla sözleşme imzalarken her şeyin yolunda gideceğini umarsınız; ancak bir uyuşmazlık çıktığında asıl soru şudur: "Bu anlaşmazlığı hangi ülkenin mahkemesinde, hangi dilde, kaç yılda ve ne pahasına çözeceğim?" Bursa merkezli Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak, ihracat yapan, yurt dışından mal getiren ya da yabancı ortakla çalışan pek çok firmayla bu kaygıyı paylaşıyoruz. İyi haber şu: sözleşmenize doğru kurgulanmış bir tahkim şartı koyarak, yıllarca sürecek belirsiz bir yabancı mahkeme sürecinin yerine, hızlı, gizli ve kararı yurt dışında icra edilebilir bir çözüm yolunu daha en baştan seçebilirsiniz. Bu yazıda uluslararası ticari tahkimin ne olduğunu, mahkemeye kıyasla avantajlarını ve geçerli bir tahkim şartının olmazsa olmaz unsurlarını sade bir dille ele alıyoruz.

Uluslararası ticari tahkim nedir?

Tahkim, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı devlet mahkemeleri yerine, kendi belirledikleri bağımsız hakem ya da hakem heyetinin önüne taşıyarak çözmeyi kararlaştırdıkları bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Uyuşmazlık farklı ülkelerin taraflarını veya sınır ötesi bir ticari ilişkiyi ilgilendirdiğinde buna uluslararası ticari tahkim denir. Süreç çoğu zaman ICC (Milletlerarası Ticaret Odası), ISTAC (İstanbul Tahkim Merkezi), LCIA ya da SCC gibi kurumsal bir tahkim merkezinin kuralları çerçevesinde yürütülür. Bu merkezler tahkim kurallarını, hakem atama usulünü ve idari çerçeveyi sağlar; nihai kararı (hakem kararını) ise tarafların seçtiği hakemler verir. Türkiye'de yabancılık unsuru taşıyan tahkimler bakımından 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu temel düzenlemedir.

Mahkemeye kıyasla başlıca avantajları

Tahkimin yurt dışıyla iş yapan firmalar için en güçlü yanı, kararın başka bir ülkede icra edilebilirliğidir. Türkiye'nin de taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi sayesinde, bir ülkede verilen hakem kararı 170'i aşkın taraf devlette, sınırlı istisnalar dışında tanınıp tenfiz edilebilir. Yabancı bir mahkeme kararının başka ülkede tanınması ise çoğu zaman çok daha zor ve belirsizdir. İkinci avantaj hızdır: kurumsal tahkimde süreç tek dereceli işler, klasik anlamda istinaf ve temyiz aşamaları yoktur; bu da uyuşmazlığın yıllar yerine genellikle daha kısa sürede sonuçlanmasını sağlar. Üçüncüsü gizliliktir: mahkeme yargılaması kural olarak aleni iken, tahkim duruşmaları ve kararları çoğunlukla gizli kalır; bu da ticari sırların, fiyat politikalarının ve kurumsal itibarın korunması açısından önemlidir. Ayrıca taraflar uygulanacak hukuku, tahkim dilini ve alanında uzman hakemleri kendileri seçebilir; tarafsız bir üçüncü ülke merkezi belirleyerek hiçbir tarafın kendi mahkemesinde oynamamasını da sağlayabilir.

Maliyet ve süre konusunda gerçekçi olmak

Tahkimin avantajları yanında dikkat edilmesi gereken yönleri de vardır. Devlet mahkemelerinin aksine, hakemlerin ücretleri ve tahkim kurumunun idari masrafları taraflarca karşılanır; bu nedenle düşük tutarlı uyuşmazlıklarda tahkim, mahkemeye göre daha pahalı kalabilir. Bu masraflar genellikle uyuşmazlık değerine göre belirlenir ve çoğu kural, kaybeden tarafın masrafların önemli kısmını üstlenmesine imkân tanır. Süre bakımından ise tahkim mahkemeye göre genellikle daha hızlı olsa da, hakemlerin atanması, yazılı aşamalar ve duruşmalar belli bir zaman alır. Bu nedenle tahkim, özellikle yüksek değerli, sınır ötesi ve gizlilik gerektiren ticari ilişkiler için en uygun çözümdür. Sözleşmeyi imzalamadan önce uyuşmazlık olasılığını, tutarını ve karşı tarafın bulunduğu ülkeyi birlikte değerlendirmek, tahkim mi yoksa mahkeme mi sorusuna doğru yanıtı vermenizi sağlar.

Geçerli bir tahkim şartının olmazsa olmaz unsurları

Tahkimin tüm bu avantajlarından yararlanabilmenizin tek koşulu, sözleşmenizde geçerli ve eksiksiz bir tahkim şartının (tahkim sözleşmesinin) bulunmasıdır. İyi yazılmış bir tahkim şartı en azından şu unsurları net biçimde içermelidir: hangi uyuşmazlıkların tahkime götürüleceği (genellikle "sözleşmeden doğan veya sözleşmeyle bağlantılı tüm uyuşmazlıklar" gibi geniş bir ifade); hangi tahkim kurumunun ve kurallarının uygulanacağı (örneğin ICC veya ISTAC kuralları); hakem sayısı (tek hakem mi, üç kişilik heyet mi); tahkim yeri (seat) — ki bu, karara karşı iptal davasının hangi ülke mahkemesinde açılacağını belirleyen kritik bir tercihtir; tahkim dili; ve uyuşmazlığın esasına uygulanacak maddi hukuk. Birçok tahkim kurumu, kendi internet sitesinde tavsiye edilen model tahkim şartı yayımlar; ancak bu modeller başlangıç noktasıdır ve mutlaka sizin sözleşmenizin koşullarına göre uyarlanmalıdır.

Sık yapılan hatalar — kendinizi bu tabloda görüyor musunuz?

Uygulamada en sık karşılaştığımız sorun, özensiz veya çelişkili kaleme alınmış tahkim şartlarıdır; bunlara "patolojik tahkim şartı" denir ve çoğu zaman uyuşmazlık çıktıktan sonra ortaya çıkar. Şu sorulardan herhangi birine "emin değilim" diyorsanız, sözleşmenizi bir uzmanla gözden geçirmenizde fayda var: Sözleşmenizde aynı anda hem "uyuşmazlıklar tahkimle çözülür" hem de "yetkili mahkeme şu şehir mahkemeleridir" yazıyor ve hangisinin geçerli olduğu belirsiz mi? Var olmayan ya da yanlış adlandırılmış bir tahkim kurumuna mı atıf yapılmış? Tahkim yeri (seat) hiç belirlenmemiş mi? Yabancı ortağınızla imzaladığınız sözleşmede uyuşmazlık halinde nereye, hangi dilde başvuracağınızı bilmiyor musunuz? Bu boşluklar ve çelişkiler, tahkim şartını işlevsiz hâle getirebilir ve sizi tam da kaçınmak istediğiniz belirsiz yabancı mahkeme sürecine geri sürükleyebilir.

Sözleşmeyi imzalamadan önce profesyonel destek alın

Tahkim şartı, sözleşmenin sonuna eklenen sıradan bir formalite değil; uyuşmazlık çıktığında haklarınızı belirleyecek en stratejik maddedir. İnternetten alınmış genel bir şablon, sizin ticari ilişkinizin, karşı tarafın ülkesinin ve uyuşmazlığın niteliğinin gereklerini çoğu zaman karşılamaz. Sözleşmeyi imzalamadan önce tahkim şartının doğru kurgulanması, uyuşmazlık doğduktan sonra yapılacak her şeyden çok daha değerli ve güvenlidir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez. Her sözleşme, uyuşmazlık ve uluslararası ticari ilişki kendine özgü olup, somut durumunuz için mutlaka bir avukata danışmanızı öneririz.

Sınır ötesi ticarette en büyük güvence, uyuşmazlık çıkmadan önce alınan doğru hukuki kararlardır. Bursa'daki ofisimizde, uluslararası ticari sözleşmelerin müzakeresinden tahkim şartının kaleme alınmasına, ICC veya ISTAC gibi kurumlar önündeki tahkim süreçlerinin yürütülmesinden yabancı hakem kararlarının Türkiye'de tanınıp tenfizine kadar her aşamada Karadayı Hukuk & Arabuluculuk yanınızda. Yurt dışıyla işinizi güvenle büyütmek için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.