Şirketinizin borçları ödenemez hale geldi; çekler sırada bekliyor, icra takipleri birikiyor ve gece gündüz "iflas etmeden bu işin içinden nasıl çıkarım?" diye düşünüyorsunuz. Eskiden bilinen iflas erteleme yolu 2018 yılında yürürlükten kalktığından beri pek çok işletme sahibi tam da bu noktada ne yapacağını bilemiyor. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa'da ve Türkiye genelinde mali sıkıntıdaki şirketlere, işlerini ayakta tutarak borçlarını yapılandırmanın yasal yolu olan konkordato sürecinde rehberlik ediyoruz. Bu yazıda konkordatonun nasıl işlediğini, hangi aşamalardan geçtiğini ve nelere dikkat etmeniz gerektiğini sade bir dille anlatıyoruz.

İflas erteleme neden kalktı, yerine ne geldi?

2018 yılında yapılan değişiklikle İcra ve İflas Kanunu'ndaki iflasın ertelenmesi kurumu kaldırıldı ve onun yerine, kanunda zaten var olan ancak uzun süre işlevsiz kalmış olan konkordato kurumu yeniden canlandırıldı. Konkordato, borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesiyle karşı karşıya olan bir borçlunun, alacaklılarıyla mahkeme denetiminde bir anlaşmaya vararak borçlarını belirli bir vade ve/veya indirimle yapılandırmasıdır. Amaç, ödeme güçlüğü çeken ama esasen yaşatılabilir nitelikteki işletmenin faaliyetini sürdürmesini sağlamak ve böylece hem borçluyu hem de alacaklıları iflasın getireceği toplu kayıptan korumaktır. Konkordato sadece şirketler için değil, gerçek kişi tacirler için de mümkündür.

Geçici mühlet: İlk nefes alma süreci

Süreç, borçlunun (veya bir alacaklının) görevli ve yetkili Asliye Ticaret Mahkemesi'ne konkordato talebiyle başvurmasıyla başlar. Başvuruya, kanunun aradığı belgelerin, özellikle ön projenin, finansal tabloların ve makul güvence veren bağımsız denetim raporunun eklenmesi gerekir. Mahkeme belgeleri eksiksiz görürse derhal geçici mühlet kararı verir. Geçici mühlet kural olarak üç aydır ve mahkemece en fazla iki ay daha uzatılabilir. Bu kararla birlikte mahkeme bir geçici konkordato komiseri (veya komiserleri) atar. En önemlisi, geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur: yani bu andan itibaren borçluya karşı yeni icra takipleri başlatılamaz, başlamış olanlar durur ve haciz işlemleri yapılamaz. Bu, boğazına kadar takiplere batmış bir işletme için ilk gerçek nefes alma fırsatıdır.

Kesin mühlet ve konkordato komiserinin rolü

Geçici mühlet içinde komiser, şirketin mali durumunu ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimalini değerlendirip mahkemeye rapor sunar. Mahkeme, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğu kanaatine varırsa kesin mühlet kararı verir. Kesin mühlet genellikle bir yıldır ve güç durumlar için altışar aylık dönemlerle, toplamda kanunun çizdiği sınır içinde uzatılabilir. Bu süreçte borçlu işletmesini yönetmeye devam eder; ancak komiserin gözetimi altındadır. Bazı önemli işlemler (taşınmaz veya işletmenin önemli bir bölümünü devretme, rehin verme, kefil olma, ivazsız tasarruflar gibi) mahkemenin izni olmadan yapılamaz; aksi halde geçersiz sayılır. Komiserin başlıca görevleri arasında işletmeyi denetlemek, alacaklılar kurulunu bilgilendirmek, alacaklılar toplantısını düzenlemek ve sürecin sağlıklı yürümesini gözetmek yer alır.

Alacaklılarla anlaşma ve borçların yapılandırılması

Konkordatonun kalbi, alacaklılarla varılacak anlaşmadır. Komiser, alacaklıları davet eder; alacaklar incelenir ve bir alacaklılar toplantısı yapılır. Konkordato projesinin kabul edilmiş sayılması için kanunun aradığı çifte çoğunluğun sağlanması gerekir: oy verenlerin belirli bir oranı ile bunların temsil ettiği alacak tutarının belirli bir oranının projeyi desteklemesi aranır. Proje yeterli çoğunlukla kabul edilirse dosya tasdik için mahkemeye gönderilir. Mahkeme; alacaklıların menfaatlerinin korunduğuna, projenin gerçekleşmesinin kuvvetle muhtemel olduğuna ve gerekli giderlerle imtiyazlı alacakların güvence altına alındığına kanaat getirirse konkordatoyu tasdik eder. Tasdik edilen konkordato, ona muhalif kalan alacaklılar için de bağlayıcı hale gelir; borçlar projedeki vade, taksit veya indirim koşullarına göre yeniden yapılandırılmış olur. Burada projenin gerçekçi, uygulanabilir ve alacaklıları ikna edebilecek nitelikte hazırlanması belirleyicidir.

Sık karşılaşılan durumlar

Çeklerim ödenemiyor ve her gün yeni bir icra takibi geliyor; konkordatoya başvurursam bu takipler durur mu? Şirketim aslında kârlı ama nakit akışı bozuldu; iflas etmeden borçlarımı vadeye yayabilir miyim? Bankalar ve tedarikçilerle tek tek anlaşmaya çalışıyorum ama bir kısmı kabul etmiyor; çoğunluk kabul ederse diğerleri de bağlanır mı? Konkordato sürecinde şirketimi yönetmeye devam edebilir miyim, yoksa el mi konulur? Bu sorulardan biri sizin durumunuza benziyorsa, atılacak ilk adım şirketinizin mali tablolarını ve borç yapınızı bir uzmanla birlikte değerlendirip konkordatonun sizin için gerçekçi bir çıkış olup olmadığını netleştirmektir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Konkordato süresi, çoğunluk oranları ve usul kuralları mevzuatta değişebileceğinden, harekete geçmeden önce mutlaka güncel duruma göre bir uzmana danışmanız önerilir.

Konkordato, doğru zamanda, gerçekçi bir projeyle ve güçlü bir hukuki hazırlıkla yürütüldüğünde, mali darboğazdaki bir işletme için iflas yerine yeniden ayağa kalkma fırsatı sunar. Sürecin her aşaması titiz belge hazırlığı ve doğru strateji gerektirir; küçük bir eksiklik bile başvurunun reddine yol açabilir. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa'da işletmenizin geleceğini korumak ve konkordato yolculuğunuzun her adımında yanınızda olmak için buradayız; durumunuzu birlikte değerlendirmek üzere bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.