Kira sözleşmesini imzaladınız, anahtarı teslim ettiniz; ancak kiracınız aylardır kira bedelini ödemiyor, üstüne bir de taşınmazdan çıkmıyor. Mülkünüzden gelir elde edemezken, hukuki yolları bilmediğiniz için ne yapacağınızı kestiremiyorsunuz. Bu durum Bursa'da ve Türkiye genelinde pek çok ev ve işyeri sahibinin yaşadığı yaygın bir sorundur. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak, kira borcunu ödemeyen kiracıya karşı hakkınızı en hızlı ve hukuken en güvenli yoldan korumak için çalışıyoruz. Bu yazıda, ödenmeyen kira nedeniyle tahliye için izleyebileceğiniz yolları, özellikle icra yoluyla tahliye ile iki haklı ihtar alternatifini adım adım ele alıyoruz.

Ödenmeyen kira karşısında elinizdeki iki temel yol

Türk Borçlar Kanunu, kira bedelini ödemeyen kiracıya karşı kiraya verene iki ayrı yol sunar. Birincisi, temerrüt nedeniyle tahliye yoludur: Kiracıya yazılı bir ödeme süresi verilir, bu süre içinde ödeme yapılmazsa sözleşme feshedilerek tahliye istenir. İkincisi ise iki haklı ihtar yoludur; bir kira yılı içinde iki kez haklı ihtar çekilmesi halinde, kira süresinin sonunda açılacak davayla tahliye sağlanabilir. Hangi yolun sizin için daha uygun olduğu, kiracının kaç dönemdir ödeme yapmadığına, sözleşmenin türüne ve elinizdeki belgelere göre değişir. Doğru yolun seçilmesi, sürecin aylarca uzamasının veya kısalmasının belirleyicisidir.

İcra yoluyla tahliye: Ödeme emri ve 30 günlük süre

Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiracı muaccel olan kira borcunu ödemezse kiraya veren, icra dairesi aracılığıyla 'tahliye talepli icra takibi' başlatabilir. Bu takipte kiracıya, hem kira borcunu içeren bir ödeme emri hem de tahliye ihtarı tebliğ edilir. Kanun, kiracıya borcunu ödemesi için en az otuz günlük bir süre tanır; bu süre ödeme emrinin tebliğinden itibaren işlemeye başlar. Kiracı bu süre içinde borcun tamamını öderse takip ve tahliye gündemden kalkar. Buna karşılık kiracı otuz günlük süre içinde borcu ödemez ve takibe usulüne uygun bir itiraz da etmezse, kiraya veren bu sürenin bitiminden itibaren İcra Hukuk Mahkemesi'nden kiracının taşınmazdan tahliyesini isteyebilir. Bu yol, ödenmeyen kira için en sık başvurulan ve belgeye dayandığında görece öngörülebilir bir süreçtir.

İtiraz, itirazın kaldırılması ve haciz

Kiracı, ödeme emrine yasal süresi içinde itiraz ederse takip kendiliğinden durur. Burada birçok mülk sahibi yanılgıya düşer: İtiraz, kiranın ödendiği anlamına gelmez; yalnızca alacaklının itirazı aşmak için ek bir adım atması gerektiğini gösterir. Elinizde yazılı kira sözleşmesi veya borcu ortaya koyan belgeler varsa, İcra Hukuk Mahkemesi'nde itirazın kaldırılması ve tahliye davası açarak süreci devam ettirebilirsiniz. Mahkeme talebinizi haklı bulursa hem kiracının tahliyesine hem de ödenmeyen kira alacağının tahsiline karar verebilir; ayrıca koşulları varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatı da gündeme gelebilir. Tahliye kararı kesinleştikten sonra, kiracı kendiliğinden çıkmazsa icra memuru aracılığıyla fiilen tahliye sağlanır. Bu nedenle başından itibaren belgelerin ve sürelerin titizlikle yönetilmesi büyük önem taşır.

İki haklı ihtar ile tahliye alternatifi

Kiracıyı her gecikmede icraya vermek istemeyen mülk sahipleri için ikinci bir yol vardır. Türk Borçlar Kanunu'na göre, kiracı bir kira yılı içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki kez haklı ihtarda bulunulmasına sebep olursa, kiraya veren kira süresinin bitiminden başlayarak bir ay içinde tahliye davası açabilir. Burada önemli olan, ihtarların farklı aylara ait gerçek bir temerrüde dayanması ve usulüne uygun biçimde yapılmasıdır; aynı aya ilişkin tek bir gecikme için çekilen iki ihtar bu şartı karşılamaz. Bu yol, özellikle düzenli olarak geç ödeme yapan ya da sık sık temerrüde düşen kiracılar bakımından güçlü bir tahliye gerekçesi oluşturur. Hangi ihtarın 'haklı' sayılacağı ve sürelerin nasıl hesaplanacağı teknik konular olduğundan, bu yolu kullanmadan önce profesyonel destek almak yerinde olur.

Süre, masraf ve dikkat edilmesi gerekenler

Kira tahliyesinde net bir takvim vermek mümkün değildir; süre, kiracının itiraz edip etmediğine, mahkemelerin iş yüküne ve somut olayın özelliklerine göre değişir. Genel olarak, kiracının itiraz etmediği ve borcu ödemediği icra yoluyla tahliye en hızlı sonuç veren yoldur. Kiracı itiraz ederse süreç dava aşamasına taşınır ve uzar. Masraf kalemleri arasında icra harç ve giderleri, tebligat masrafları, dava açılması halinde yargılama giderleri ve avukatlık ücreti yer alır. Dikkat edilmesi gereken en kritik noktalardan biri sürelerdir: Otuz günlük ödeme süresinin ve itiraz sürelerinin doğru hesaplanmaması, en güçlü dosyayı bile sonuçsuz bırakabilir. Ayrıca kiracıyı kendiniz fiilen çıkarmaya çalışmak, kilit değiştirmek veya elektrik-su kesmek gibi yöntemler hukuka aykırıdır ve aleyhinize döner; tahliye yalnızca icra ve mahkeme yoluyla yapılmalıdır.

Sık karşılaşılan durumlar

Kiracım üç aydır kira ödemiyor ama 'bu ay öderim' diyerek sürekli erteliyor; nasıl tahliye edebilirim? İcra yoluyla ödeme emri gönderdim, kiracı itiraz etti ve süreç durdu; alacağım ve tahliyem ne olacak? Sözlü kira sözleşmem var, yazılı belge yok; yine de tahliye davası açabilir miyim? Kiracım her ay geç ödüyor ve defalarca ihtar çektim; iki haklı ihtar yoluyla çıkarabilir miyim? Bu sorulardan biri sizin durumunuza benziyorsa, atılacak ilk adım sözleşmenizi ve elinizdeki belgeleri bir uzmanla birlikte değerlendirmektir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Her kira ilişkisinin koşulları farklı olduğundan, harekete geçmeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önerilir.

Ödenmeyen kira nedeniyle tahliye, doğru yolun doğru zamanda seçilmesiyle çoğu zaman düşünülenden daha hızlı sonuçlanır. Önemli olan, sürelerin ve belgelerin baştan doğru yönetilmesidir. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa'da mülkünüzü ve kira gelirinizi güvence altına almak için buradayız; durumunuzu birlikte değerlendirmek üzere bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.