Aylarca emek verdiğiniz, belki yüksek maliyetlerle geliştirdiğiniz bir ürün tasarımını piyasaya sürmek üzeresiniz; ancak en büyük kaygınız, ürünün vitrine çıktığı anda rakipleriniz tarafından kopyalanması. Bursa'da üretim ve ticaretin yoğun olduğu bir ekonomik çevrede bu endişe oldukça yaygın ve haklıdır. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak, tasarımcıların ve işletmelerin emeğini somut bir hukuki güvenceye dönüştürmelerine yardımcı oluyoruz. Bu yazıda, ürün tasarımınızı kopyalanmaya karşı en etkili şekilde koruyan araç olan endüstriyel tasarım tescilini ana hatlarıyla açıklıyoruz.
Tasarım tescili nedir ve neyi korur?
Türkiye'de tasarımlar, 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında korunur. Hukuken "tasarım", bir ürünün tümünün veya bir parçasının; çizgi, şekil, renk, biçim, doku, malzeme veya yüzey özelliklerinden kaynaklanan görünümünü ifade eder. Yani tescil, ürünün teknik işlevini değil, gözle algılanan dış görünümünü korur. Bir koltuğun oturma rahatlığını değil, formunu ve hatlarını; bir ambalajın içeriğini değil, dışarıdan görünen tasarımını koruma altına alırsınız. Teknik bir buluşunuz varsa o, patent veya faydalı model konusudur; markanız varsa marka tesciliyle korunur. Tasarım tescili ise tam olarak "görünüm" üzerinde size tekel hakkı tanır.
Yenilik ve ayırt edicilik: tescilin iki temel şartı
Bir tasarımın tescil edilebilmesi ve geçerli bir korumadan yararlanabilmesi için iki temel şartı taşıması gerekir. Birincisi yeniliktir: tasarımın aynısının, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış olması gerekir. İkincisi ayırt edici niteliktir: tasarımın, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenimin, daha önce kamuya sunulmuş tasarımlardan belirgin biçimde farklı olması beklenir. Burada en çok yapılan hata, ürünü tescilden önce fuarda, internette veya sosyal medyada sergilemektir. Tasarımcının kendi açıklaması için SMK'da on iki aylık bir koruma (grace period) öngörülmüştür; ancak bu süreye güvenmek yerine, mümkünse kamuya sunmadan önce başvuru yapmak en güvenli yoldur.
Başvuru süreci, koruma süresi ve maliyetler
Tasarım tescil başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) yapılır. Başvuruda tasarımın net görsellerinin (çizim veya fotoğraf), tasarımcı ve hak sahibi bilgilerinin ve ilgili ürün sınıfının (Locarno sınıflandırması) doğru biçimde sunulması büyük önem taşır; görsellerin koruma kapsamını doğrudan belirlediğini unutmamak gerekir. Kurum başvuruyu şekli yönden ve yenilik kriteri açısından inceler, ardından tasarım Bültende yayımlanır. Yayım tarihinden itibaren üçüncü kişilerin itiraz edebileceği bir süre bulunur. Tescilli tasarımın koruma süresi başvuru tarihinden itibaren beş yıldır ve beşer yıllık dönemler hâlinde yenilenerek toplam yirmi beş yıla kadar uzatılabilir. Resmî ücretler her yıl güncellendiğinden, başvuru öncesinde güncel harç ve vekillik giderlerini birlikte değerlendirmek bütçenizi doğru planlamanıza yardımcı olur.
Tescilli ve tescilsiz tasarım koruması arasındaki fark
Türk hukukunda tescil edilmemiş tasarımlar da belirli koşullarda korunur, ancak bu koruma çok daha sınırlıdır. Tescilsiz tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulduğu tarihten itibaren yalnızca üç yıl boyunca korunur ve yalnızca tasarımın bilerek kopyalanmasına (taklidine) karşı hak sağlar. Yani rakibiniz sizin tasarımınızı görmeden bağımsız olarak benzer bir ürün geliştirdiyse, tescilsiz korumaya dayanarak ona engel olmanız çoğu zaman mümkün olmaz. Tescilli tasarımda ise koruma çok daha güçlüdür: tasarımınızla aynı genel izlenimi veren ürünleri, kopya niyeti ispatına gerek kalmadan engelleyebilir, üretim, satış, ithalat ve ticari kullanımı durdurabilirsiniz. Bu nedenle ticari değeri olan her tasarım için tescil, ihmal edilmemesi gereken bir yatırımdır.
Sık karşılaşılan durumlar
Aşağıdaki sorulardan herhangi biri size tanıdık geliyorsa, hukuki destek almanız yerinde olur: Ürününüzü tescil ettirmeden fuarda veya internette sergilediniz ve şimdi koruma sağlayıp sağlayamayacağınızı mı merak ediyorsunuz? Piyasada tasarımınıza çok benzeyen bir ürünle mi karşılaştınız ve bunun taklit olup olmadığını mı değerlendirmek istiyorsunuz? Bir tasarımcıyla veya ajansla çalıştınız fakat hakların kime ait olduğu sözleşmede net değil mi? Yurt dışına ihracat planlıyorsunuz ve korumanın diğer ülkelerde de geçerli olup olmadığını mı bilmek istiyorsunuz? Bu soruların her biri, başvuru stratejisini ve hak kaybı riskini doğrudan etkileyen, uzmanlık gerektiren konulardır.
Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Her tasarım ve uyuşmazlık kendine özgü koşullar barındırdığından, somut durumunuz için mutlaka bir hukuk profesyonelinden destek alınız.
Bir ürün tasarımı, çoğu zaman bir işletmenin pazardaki en görünür ve en kolay taklit edilen değeridir. Doğru zamanda ve doğru kapsamda yapılan bir tescil ise bu değeri yıllarca koruyan sağlam bir kalkandır. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak, başvuru öncesi yenilik araştırmasından tescil sürecinin yürütülmesine, tecavüz hâlinde ihtiyati tedbir ve tazminat süreçlerinin takibine kadar tasarım hukukunun her aşamasında yanınızdayız. Tasarımınızı güvence altına almak için bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.
