Tahsilatınızı güvenceye almak için aldığınız çek bankada karşılıksız çıktı ya da elinizdeki bonoyu vadesinde ödetemediniz. Bursa'da ve Türkiye genelinde pek çok tacir, bu durumda hem parasının hem de elindeki değerli belgeyle ne yapacağının belirsizliğiyle baş başa kalıyor. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak, karşılıksız çek ve ödenmeyen bono nedeniyle alacağını tahsil edemeyen işletmelere hem hukuki hem de cezai yolları doğru sırayla göstermek için çalışıyoruz. Bu yazıda, elinizdeki kambiyo senedini bir alacak tahsil aracına dönüştürmenin yollarını anlatıyoruz.

Karşılıksız çekte ilk yapılması gerekenler

Çek, ibraz süresi içinde muhatap bankaya sunulduğunda hesapta yeterli karşılık yoksa, banka kısmen veya tamamen karşılıksız işlemi yapar ve durumu çekin arkasına şerh düşerek belgelendirir. Bu "karşılıksızdır" işlemi, sonraki bütün adımların temelidir; çünkü hem icra takibinin hem de cezai sürecin dayanağını oluşturur. Bu nedenle çeki süresinde bankaya ibraz etmek ve karşılıksız şerhini usulüne uygun aldırmak büyük önem taşır. Çekin üzerindeki keşide tarihi, ibraz yeri ve süreler kolayca gözden kaçabildiğinden, çek elinize geçer geçmez sürelerin işlemeye başladığını unutmamak gerekir.

Bonoda protesto ve takibe hazırlık

Bono (emre yazılı senet), vadesinde ödenmediğinde alacaklının elini güçlendiren önemli bir kambiyo senedidir. Senedi düzenleyen asıl borçluya başvuru için protesto şart değildir; ancak ciranta gibi müracaat borçlularına başvurabilmek için senedin vadesini izleyen kanuni süre içinde ödememe protestosu çektirmek genellikle gereklidir. Protesto, borçluya senedin ödenmediğini resmen bildiren ve başvuru haklarını koruyan bir işlemdir. Bononun zorunlu unsurları (bono kelimesi, kayıtsız şartsız ödeme vaadi, vade, lehtar, düzenleme tarihi ve yeri, imza) eksikse senet kambiyo senedi vasfını yitirebileceğinden, takibe geçmeden önce senedin geçerliliğini denetlemek isabetli olur.

Kambiyo senetlerine özgü icra takibi

Hem çek hem de bono, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu edilebilir. Bu yol, sıradan ilamsız takibe göre alacaklıya önemli avantajlar sağlar: borçluya gönderilen ödeme emrinde itiraz, kural olarak takibi kendiliğinden durdurmaz. Borçlu yalnızca icra mahkemesine başvurarak ve dar yetkili bir incelemeyle imzaya veya borca itiraz edebilir; üstelik bu itiraz çoğu zaman ancak teminat gösterilmesi hâlinde satışı durdurabilir. Bu özellik, alacaklı için süreci sıradan takibe göre belirgin biçimde hızlandırır ve borçlunun zaman kazanmak için keyfî itiraz etmesini güçleştirir. Takip kesinleştiğinde borçlunun taşınır, taşınmaz, banka hesabı, araç ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine haciz konularak tahsilat aşamasına geçilir. Kambiyo senedinin asıl borçlusu yanında ciranta ve avalist gibi müracaat borçlularına da başvurulabilmesi, alacaklının muhatap bulabileceği kişi sayısını artırarak tahsilat şansını yükseltir.

Karşılıksız çek şikâyeti: Cezai boyut

İcra takibinin yanında, karşılıksız çekin ayrı bir cezai boyutu da vardır. Üzerinde "karşılıksızdır" işlemi yapılan çeki elinde bulunduran hamil, kanunda öngörülen süre içinde icra ceza mahkemesine şikâyette bulunabilir. Burada amaç hapis cezası değil, kanunda öngörülen şekliyle adli para cezası ve çek düzenleme/çek hesabı açma yasağı gibi yaptırımlarla borçluyu ödemeye yöneltmektir; nitekim çek bedelinin ödenmesi hâlinde bu süreç sona erebilir. Cezai şikâyet ile icra takibinin birlikte ve doğru zamanlamayla yürütülmesi, çoğu zaman borçlu üzerinde tahsilatı kolaylaştıran ciddi bir baskı oluşturur. Bu iki yolun birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olduğunu vurgulamak gerekir.

Borçlunun mal varlığına ulaşma yolları

Asıl mesele çoğu zaman alacağı kâğıt üzerinde tespit etmek değil, fiilen tahsil etmektir. Takip kesinleştikten sonra borçlunun tapu, trafik ve banka kayıtları araştırılarak haciz konulabilir; borçlunun üçüncü kişilerdeki alacakları, kira gelirleri ve maaşı için haciz ihbarnameleri gönderilebilir. Haczedilen mal varlığının satışı yoluyla alacak nakde çevrilir ve elde edilen tutar alacaklıya ödenir. Borçlunun mallarını alacaklılardan kaçırmak amacıyla devrettiği şüphesi varsa, koşulları oluştuğunda tasarrufun iptali davası gündeme gelebilir. Borçlunun ödeme gücü zayıfsa ya da kaçırma riski belirginse, takipten önce dahi alacağı güvence altına almak için ihtiyati haciz gibi koruyucu tedbirler değerlendirilebilir; bu sayede borçlu, mallarını elden çıkarmadan önce haciz baskısıyla karşılaşır. Hangi tedbirin ne zaman uygulanacağı, borçlunun mali durumuna ve elinizdeki senedin niteliğine göre dikkatle planlanmalıdır.

Sık karşılaşılan durumlar

Aldığım çek bankada karşılıksız çıktı; hem param için takip başlatabilir hem de şikâyette bulunabilir miyim? Vadesi geçmiş bir bonom var ama protesto çektirmedim; alacağım yandı mı? Borçlunun üzerine kayıtlı mal görünmüyor; başka nereye haciz koyabilirim? Borçlu çeki ödeyemeyeceğini söylüyor ve mallarını başkasına devretmeye çalışıyor; ne yapmalıyım? Çek üzerindeki tarihler ve süreler kafamı karıştırıyor, geç mi kaldım? Bu sorulardan biri sizin durumunuza benziyorsa, atılacak ilk adım elinizdeki belgenin hukuki gücünü ve sürelerini bir uzmanla birlikte değerlendirmektir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacı taşır ve somut olayınıza ilişkin hukuki danışmanlık veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Her çek ve bononun koşulları ile süreleri farklı olduğundan, harekete geçmeden önce mutlaka bir uzmana danışmanız önerilir.

Karşılıksız çek veya ödenmeyen bono, doğru yolun doğru zamanda seçilmesiyle çoğu zaman düşünülenden daha güçlü bir tahsilat aracına dönüşür. Sürelerin kaçırılmaması ve icra ile cezai sürecin birlikte planlanması, hem zaman hem de para kazandırır. Karadayı Hukuk & Arabuluculuk olarak Bursa'da işletmenizin alacaklarını güvence altına almak için buradayız; durumunuzu birlikte değerlendirmek üzere bizimle iletişime geçmekten çekinmeyin.